Ağustos 7, 2006 - Sıra dışı şehir taşıtları..
Sıra dışı şehir taşıtları
Hayatımız
otobüs, metro, dolmuş, taksi, tramvay, vapur, metro, otobüs şeklinde
geçiyor. Büyüyünce scooter, daha büyüyünce otomobil istiyoruz ama
şimdilik bunlara tek alternatif bisiklet gibi görünüyor. Büyük
şehirlerden birinde oturuyorsan o da biraz zor gerçi. Seni bir yerden
bir yere şen şakrak götürecek taşıtlar da yok değil aslında.
iXi: şeker bir bisiklet. En önemli özelliği zincir değil, kayış
kullanıyor olması. Bisiklete binerken mutlaka zinciriniz atmıştır,
sonra işiniz yoksa onu yerine takmaya çalışın, önce eliniz yüzünüz,
sonra gidon, gres yağı olsun. Çıkmaz da kolay kolay gres yağı. Bu
yüzden iXi reklamlarında topuklu ayakkabılar, şık döpiyesler fink
atıyor. Bu kayış sayesinde bacaklarınızdaki gücün %98’i tekerleklere
aktarılıyor, yani bu konuda zincirden daha başarılı. Tamamen alüminyum
gövdesi ortadan ikiye ayrılıp katlanıyor ve kolayca taşınabiliyor. Ön
frenler, motosikletlerde kullanılan disk frenlerden. Ayrıca iXi’ye
binerken çanta taşımaya gerek yok. Selesinin altında, burnundaki siyah
kısımda, gövdesinde gizli bölmeler var. Diğer lüksler; boyunuza göre
açısı değişen gidon, gidonun iç tarafındaki bardak ile iPod koyma kısmı
ve sepet. Bayıldık! Fiyatı 800 dolar.
Jeep Rubicon SPORT AWD:
Jeep’in bisiklet ürettiÄŸini bilmiyorduk. MeÄŸer üretiyormuÅŸ. Hem de
adına yakışır, 2x2 bisikletler! Normal bisikletiniz arkadan çekişlidir
biliyorsunuz, Rubicon SPORT AWD ise dünyanın ilk iki tekerlekten
çekişli bir dağ bisikleti. Zor yol koşullarında, ıslak arazide arka
tekerlek yola tutunuşunu kaybettiğinde ya da arka tekerleğin tek başına
yetmeyeceği kadar dik yollarda zor durumda kaldığınız zaman, tek
düğmeyle bisikletin gövdesi içindeki şaft sistemi harekete geçiyor ve
böylece ön tekerleğe de güç aktarılmaya başlanıyor. Yokuş inerken ve
dik açılı virajlarda da işe yarıyormuş. Ayrıca çift amortisörlü. Fiyatı
1230 dolar.
Segway Centaur:
Segway, dendiği gibi hayatımızı filan değiştirmedi. Ama binmişliğimiz
var ve itiraf etmeliyiz ki çılgınlar gibi eğlenceli. Nasıl
devrilmediğine şaşırıp kalmaktan eğlenmeye başlamanız biraz zaman
alıyor gerçi. Centaur’un ismi, mitolojideki yarı at yarı insan
Sentor’dan geliyor. Haklılar, bisiklet deseniz deÄŸil, ATV deseniz
deÄŸil, Ginger deseniz deÄŸil. Centaur’da da jiroskop mevcut, yani iki
tekerlek yapabiliyorsunuz. Yapılabilinecek akrobasiyi hayal etmek bile
zor. Ön tekerlekleri kolaylıkla şahlandırıp kullanabiliyorsunuz.
Normalde yönünüzü, ön tekerlekler, mekanik olarak çevirerek, yani
bisikletteymiş gibi belirliyorsunuz. Ön tekerlekler havadayken yön
vermek için yine gidonu istediğiniz yöne çeviriyorsunuz ama arka
tekerlekler dönüyor. Yapılması kesinleşmiş, ancak henüz üretime
geçmemiş bir konsept araç.
Nissan Pivo:
Pivo için füturistik şehir otomobili deniyor. Artık otomobilde her şey
bilgisayarlarla kontrol edildiği için, yani mekanik bağlantılara
ihtiyaç kalmadığı için kabini kendi ekseninde 180 derece dönebilen bir
otomobil yapmak da mümkün olmuş. Yani neresi önü, neresi arkası belli
değil. Araç pille çalışıyor ve isterseniz sesle kontrol
edebiliyorsunuz. Önde sürücü ve ortada iki kişi daha olmak üzere üç
kişi taşıyor. Tabii henüz sadece konsept.
IKOO:
IKOO, elektrikli mini bir motosiklet. Ya da bisiklet. Bilemedik. Åžarj
edilebilir pilleri, saatte 30 km hız yapabiliyor ve menzili de yine 30
km. 600W gücündeki motoru 6 saatte şarj oluyor. Paslanmaz çelikten
yapılmış ve katlanabiliyor. 32 kilo ağırlığında, yani iki kişi
rahatlıkla taşıyabilir. Fren lambaları ve farlarıyla daha çok bir
motosikleti andırıyor. En güzel yanı ise, diğer elektrikli araçlar gibi
pili bitmeye yakın bir ışıkla uyarmıyor, benzin göstergesi gibi bir akü
seviyesi göstergesi var. Fiyatı 999 dolar.
RevoPower: RevoPower,
bir bisiklet torpil cihazı. İnişli çıkışlı şehirlerde kan ter içinde
kalmamak için düşünülmüş. Revo’yu bisikletinizin ön tekerleÄŸi ile
değiştiriyorsunuz, böylece bisikletiniz 2 silindirli, 25 cc.lik, 1
beygir gücünde, saatte 32 km yapan bir motosiklete dönüşüyor. Üstelik
herhangi bir bisiklete takılabiliyor ve söylediklerine göre hiçbir
teknik bilgisi olmayan biri de bu iÅŸlemi yapabilir. Benzin deposu ise
suluk gibi bisikletin gövdesine takılıyor ve 4 litre benzinle 300
km’den fazla yol gidebiliyor. Tabii bu arada siz isterseniz pedal
çevirin, isterseniz çevirmeyin. Fiyatı 400 dolar.
Scorpion: Scorpion,
bir trike; yani üç tekerli bir bisiklet. Gezinti için ideal ama yarı
yatar pozisyonda kullandığınız için hız da yapabilirsiniz. Gücü üç
tekerleğe de veriyor, böylece yüksek çekiş sağlıyor. Disk frenleri ve
üç süspansiyonu var.
Watercar: Tam
bir şehir aracı denemez ama deniz kenarında yaşıyorsanız buna
bayılacaksınız; bir deniz arabası. Amfibik otomobiller, yani hem karada
hem suda gidebilen araçlar genellikle suda tıntın bir tempo tutturur.
Ayrıca sudan karaya, karadan suya geçerken durup gerekli ayarları
yapmanız gerekir. Watercar ise durmadan suya girmenize olanak tanıyor
ve suda saatte 72 km hız yaparak en hızlı amfibik otomobil unvanını da
elinde tutuyor. Utanmasa, sürat teknesi diyebilir kendisine yani.
Ezee Quando: Bu
pilli bisiklet 30 saniye içinde katlanıyor; ama ne katlanmak! Neredeyse
çantanıza sığacak kadar ufalıyor. Üstelik katlanır bisikletlerde gayet
standart bir sorun olan katlı halin dengesizliği durumu bunda söz
konusu deÄŸil. Pedal çevirmeden saatte 25 km hız yapabiliyor. 324Watt’lı
pilin menzili 30 kilometre. 3,5 saatte şarj oluyor ve çelikten yapılmış.
CarryBike: Otobüse
bisikletle binemezsiniz. En azından bisikletiniz CarryBike değilse
binemezsiniz. CarryBike katlanır bir bisiklet. Ama bagaja sığmak için
değil, üzerine bayul koyun diye katlanıyor. Bir nevi çekçek kendisi.
Gerçekten dahice!
Guru Maestro: Maestro,
bisikletlerin Ferrari’si. 7 kilodan hafif olmasını, %70’inin
karbonfiber oluşuna borçlu. Tabii bu durumda fiyatı da uzay çağı fiyatı
oluyor ve 4905 dolardan baÅŸlayıp 7500’e kadar uçuyor. Ancak baÅŸka hangi
bisiklet pedalı çevrilmeye başlandıktan sonra üçüncü turda 30 km hıza
çıktığını iddia edebilir?
|